Archive

Archive for September, 2009

Where in the World is Matt Lauer, Turkey

September 30th, 2009 Shibumi No comments

Categories: Tube Tags: , , , , , ,

Ebru TV’ye 3 Emmy Ödülü

September 27th, 2009 Shibumi No comments
ABD’de yaşayan Türkler tarafından kurulan ve İngilizce yayın yapan ‘Ebru TV’ bölgesel bazda verilen Emmy ödülüne layık görüldü.
ABD’nin Philadelphia kentindeki Loews otelinde düzenlenen ve Pennsylvania, New Jersey ve Delaware eyaletlerinde, ABC, NBC, PBS, FOX gibi önde gelen Amerikan televizyon kanallarının bir yıl içindeki programlarının yarıştığı ‘Orta Atlantik Bölgesi Emmy Ödülleri’ töreninde, Ebru TV iki kategoride üç ödül aldı. Program ana başlığında, ‘Tarih ve Kültür Programları’ dalında, Nasuhi Yurt ve Gökhan Nalçacı’nın yapımcılığını üstlendiği ‘World in America: Taiwan’ (Amerika’daki Dünya: Tayvan) adlı program ödüllendirilirken, ‘Bilim ve Sağlık Programları’ kategorisinde de Nasuhi Yurt ve Doktor Muzaffer M. Tabanlı’nın yapımcısı olduğu ‘Matter and Beyond: Artificial Intelligence’ (Madde ve Ötesi: Yapay Zekâ) adlı program ödüle layık bulundu. Ebru TV’ye üçüncü ödül ise ‘Grafik Sanatları/Animasyon’ ana başlığında, ‘Program Jeneriği’ dalında verildi. ‘Open Forum’ (Açık Forum) adlı yapımın genç tasarımcısı Ayhan Cebe, Ebru TV’den ödüle layık görülen üçüncü isim oldu. ABD’nin New Jersey eyaletinden yayın yapan Ebru TV, yayınlarında ağırlıklı olarak sosyal içerikli ve Türk kültürünü tanıtıcı programlara yer veriyor. Kanal, yaklaşık iki yıldır, uydu üzerinden ve kablodan Amerikan halkına, kendi dillerinde sesleniyor. Çalışanlarının önemli bir bölümü Türk yayıncılardan oluşan televizyon, ABD’nin yanı sıra Kanada’dan da izlenebiliyor.

Ebru TVye 3 Emmy Odulu

Ebru TV'ye 3 Emmy Ödülü

ABD’de yaşayan Türkler tarafından kurulan ve İngilizce yayın yapan ‘Ebru TV’ bölgesel bazda verilen Emmy ödülüne layık görüldü.

ABD’nin Philadelphia kentindeki Loews otelinde düzenlenen ve Pennsylvania, New Jersey ve Delaware eyaletlerinde, ABC, NBC, PBS, FOX gibi önde gelen Amerikan televizyon kanallarının bir yıl içindeki programlarının yarıştığı ‘Orta Atlantik Bölgesi Emmy Ödülleri’ töreninde, Ebru TV iki kategoride üç ödül aldı. Program ana başlığında, ‘Tarih ve Kültür Programları’ dalında, Nasuhi Yurt ve Gökhan Nalçacı’nın yapımcılığını üstlendiği ‘World in America: Taiwan’ (Amerika’daki Dünya: Tayvan) adlı program ödüllendirilirken, ‘Bilim ve Sağlık Programları’ kategorisinde de Nasuhi Yurt ve Doktor Muzaffer M. Tabanlı’nın yapımcısı olduğu ‘Matter and Beyond: Artificial Intelligence’ (Madde ve Ötesi: Yapay Zekâ) adlı program ödüle layık bulundu. Ebru TV’ye üçüncü ödül ise ‘Grafik Sanatları/Animasyon’ ana başlığında, ‘Program Jeneriği’ dalında verildi. ‘Open Forum’ (Açık Forum) adlı yapımın genç tasarımcısı Ayhan Cebe, Ebru TV’den ödüle layık görülen üçüncü isim oldu. ABD’nin New Jersey eyaletinden yayın yapan Ebru TV, yayınlarında ağırlıklı olarak sosyal içerikli ve Türk kültürünü tanıtıcı programlara yer veriyor. Kanal, yaklaşık iki yıldır, uydu üzerinden ve kablodan Amerikan halkına, kendi dillerinde sesleniyor. Çalışanlarının önemli bir bölümü Türk yayıncılardan oluşan televizyon, ABD’nin yanı sıra Kanada’dan da izlenebiliyor.

Ebru TV’deki Haber
http://news.ebru.tv/extras/media/1/1/3/4/11349.flv

SamanyoluHaber’deki Haber
http://media.samanyoluhaber.com/media/habervideo/2009/09/27/3.flv

Konuyla İlgili Haberler

EbruTV
Zaman
Samanyolu Haber
CNN Türk
Anadolu Ajansı
Philly.com
İnternet Haber
Posta Gazetesi
Haber Vaktim
Süper Poligon
Medyaline
Aktif Haber
Akşam
Türknet Haber
Nethabercilik
Haberiz Biz
Güncel Haber
Haber Aktuel
Radikal
Haber 50
Bugün

Categories: Genel, Gurbetten Tags: , , ,

Kıtaların Aşkı – Love of Continents

September 21st, 2009 Shibumi No comments

Categories: Tube Tags: , , ,

Zekâtını vermeyenlere ibrettir Sâlebe’nin servet hırsı!

September 16th, 2009 Shibumi No comments

Medine halkından Sâlebe, cami kuşu denecek derecede sofu bir insandı. Tüm namazlarını camide kılar, tek başına kılmaya pek razı olmazdı. Ne var ki bir ara kafayı zengin olmaya taktı.

Mutlaka zengin olacaktı. Hayırlısı zengin olması mıydı değil miydi, hiç düşünmüyor, ille de köşeyi dönmeyi istiyordu. Bu yüzden tam üç defa Efendimiz (sas)’e müracaat ederek zengin olması için dua etmesini istemiş, hatta sonuncusunda da yemin ederek demişti ki: Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki; zengin olursam yoksullara fazlasıyla yardımda bulunacağım!.. Bu söz ve ısrar sebebiyle Efendimiz de istediği duayı yapmış,

- Sâlebe’ye istediği malı ver ya Rab! diye niyazda bulunmuştu. Bundan sonra koyun alan Sâlebe’nin sürüsü kısa zamanda öylesine çoğaldı ki; cami kuşu Sâlebe, artık vakit namazlarını bırak cumalara dahi camiye gelemiyor, çölde sürüsünün arkasında sürünüp gidiyordu. Efendimiz, zaman zaman Sâlebe’yi soruyor, ‘Çölde koyunlarının peşindedir. Onun için camide görünmüyor.’ dediklerinde,

- Yazık oldu Sâlebe’ye! diye hayıflanıyordu. İşte bu sıralarda Tevbe Sûresi’ndeki zekât âyeti nazil oldu.

Efendimiz, imkân sahibi zenginlere memurlar gönderdi. Zekâtlarını toplayıp hazineye getirecekler, oradan da ihtiyaç sahibi fakirlere dağıtılacaktı. Sâlebe’ye de uğrayan memurlar, onu çölde koyunlarının peşinde bularak yeni durumu anlattılar.

- Gelen ayetler, malı çok olanın kırkta birini zekât vermesi gerektiğini bildirdi. Senin de zekât vermen gerekiyor! deyince öfkelenen Sâlebe,

- “Bu sıcak çölde çalışıp kazanan benim, size ne oluyor ki, gelip benim malımın kırkta birini istiyorsunuz. Bu sizin istediğiniz haraçtan başka bir şey değildir.” diyerek, zekât memurlarını eli boş çevirdi. İşte Sâlebe’nin bu davranışından sonra gelen ayetlerde deniyordu ki:

- Münafıklardan bazıları da, mal mülk verip zengin ettiği takdirde fakir fukaraya yardım edeceklerine dair söz verirler, ne zaman ki Allah onlara istekleri malı verir zengin olurlar; o zaman Allah’a verdikleri sözü unuturlar, cimrilik edip yoksulun hakkını vermezler… (Tevbe Sûresi, âyet 76) Hülasat’ülbeyan’a bakılabilir.

Mealini arz ettiğim bu âyet-i kerime Sâlebe’nin münafıklar sınıfına kaydığını işaretliyordu. Bunu anlayan akrabası, gidip ona derhal malının sadaka ve zekâtını vermesini, yoksa gelen âyetle, münafıklardan biri olarak damgalanmış olacağı ikazında bulundu. Akrabasının bu zorlaması üzerine gelen Sâlebe, zekâtını vermek istediğini söylediyse de Resulullah (sas) üzüntülü bir eda ile,

- Senin zekâtını alamam artık Sâlebe. Allah (celle ve alâ) men etti!.. cevabıyla karşılaştı. Eskinin cami kuşu Sâlebe’si için bu, dehşetli bir sonuçtu. Resulullah (sas) âhireti teşrif ettikten sonra Hazreti Ebû Bekir’e müracaat eden Sâlebe, sırasıyla Hazreti Ömer ve Osman’a da müracaat ettiyse de hepsi de, “Resulullah’ın kabul etmediğini biz nasıl kabul edebiliriz?” şeklinde karşılık verdiler. Hazreti Osman zamanında son anlarını yaşadığı sıralarda Sâlebe’nin kulaklarında Resulullah’ın ilk ikâzları yankılanıyordu:

- “Sâlebe, şükrünü yaptığın az mal, şükrünü yapamayacağın çok maldan hayırlıdır!” Ama iş işten geçmişti artık. Sâlebe, zekâtını vermeyenlerin ibret alacağı kötü bir örnek vererek gidiyordu ahirete… Cami kuşu diye söylenen Sâlebe nerede, zekâtını vermekten imtina edecek kadar mal hırsına kapılmış olarak giden Sâlebe nerede. Demek ki insan, servetin de hayırlısını dilemeli, gereğini yerine getireceksem ver ya Rabbi demelidir.

Ahmet Şahin, Zaman

Categories: Hikayeler Tags: , , , , ,

How Ants Subterrain Structure’s Looks Like?

September 9th, 2009 Shibumi No comments

Categories: Tube Tags: , , , ,